Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 01.02.2005 T. 2004/7168 E. 2005/658 K.
ÖZET: Davacının ceza yargılaması sırasındaki vazgeçmesi tazminat istemesine engel değildir. Öyleyse davacının uğradığı zararın kapsamı belirlenerek ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yanılgılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
(765 S. K. m. 111, 456/2)
Dava: Davacı H. Parıltı vekili Avukat F. Er tarafından, davalı H. Işık aleyhine 23.2.2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.4.2004 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden şahsi haklarını saklı tutmaksızın vazgeçmiş olması nedeniyle tazminat isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ceza Mahkemesindeki vazgeçmenin Hukuk Mahkemesinde açılacak tazminat davasını etkilemesi Türk Ceza Kanunun 111. maddesinde öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bu koşullar; vazgeçme ile ceza dosyasının düşmesi ve kişisel hakların saklı tutulmamış olmasıdır.
Somut olayda, davalının davacıya tahta sopa ile vurması sonucu davacı, kolunun kırılarak üç hafta iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanmıştır. Bu eylem nedeniyle açılan ceza davasının yargılaması sırasında müdahil olan davacının, şikayetinden vazgeçtiği, müdahillik sıfatının kaldırılmasını istediği ancak mahkemece yaralanma derecesine göre davalının eyleminin takibi şikayete bağlı suç kapsamında olmadığından yargılamaya devam olunarak davalının TCK. nun 456/2., 51/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. TCK. nun 456/2. maddesinde öngörülen eylemlerin takibi şikayete bağlı olmayıp ceza davası da vazgeçme ile düşmediğine göre, kişisel hakların saklı tutulmasına ilişkin olan ikinci koşulun varlığına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda davacının ceza yargılaması sırasındaki vazgeçmesi tazminat istemesine engel değildir. Öyleyse davacının uğradığı zararın kapsamı belirlenerek ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yanılgılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.