Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30.11.2015 T. 2015/13723 E. 2015/13773 K.
ÖZET: Dava, kasten adam öldürmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Dosya kapsamından; M..M.. sanık olarak yargılanan davalıya verilen müebbet hapis cezasından Türk Ceza Kanunu’nun maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapıldığı ve hükmün Y..D.. tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olayda; davalının eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Bu durumda; talep edilen manevi tazminattan matematiksel olmamak üzere bir indirim yapılması gerekirken istemin aynen kabulü doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
(818 S. K. m. 53) (6098 S. K. m. 74) (5237 S. K. m. 29)
Dava: Davacılar Ş.. K.. ve diğerleri vekili Avukat A.. Y.. tarafından, davalı S.. K.. aleyhine 19/11/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, kasten adam öldürmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar; davalının müteveffayı kasten öldürdüğünü iddia ederek uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, olayın müteveffanın eyleminden kaynaklandığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53.(TBK/74) maddesi gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Dosya kapsamından; M..M.. sanık olarak yargılanan davalıya verilen müebbet hapis cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapıldığı ve hükmün Y..D.. tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olayda; davalının eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Bu durumda; talep edilen manevi tazminattan matematiksel olmamak üzere bir indirim yapılması gerekirken istemin aynen kabulü doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.11.2015 gününde oyçokluğu ile, karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, kasten adam öldürmek nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Kural olarak manevi tazminat, duyulan ve duyulacak elem ve acıya karşılık olarak takdir edilen bir ödencedir. Manevi tazminat talebinde bulunan kişiler, ölümden son derece üzüntü ve elem duyan kişilerdir. BK. 47. (TBK 55/son) maddesine göre bir insan öldürülmesinde yargıç özel hal ve şartları değerlendirerek, öldürülene yakından bağlı olan kimselere uygun bir miktar para tutarını manevi tazminat olarak verilmesini kararlaştırmalıdır.
Somut olayda; istekte bulunanların sosyal, ekonomik durumları ve aile şartları ile hüküm altına alınan maddi tazminatın yetersizliği, istek sahibinin duyduğu elem ve acının derecesi, manevi tazminatın caydırıcılığı dikkate alındığında, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminattan haksız tahrik nedeni ile indirim yapılması gerektiği konusundaki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 30.11.2015