Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 04.01.2017 T. 2016/91 E. 2017/7 K.
ÖZET: Sanıklar hakkında Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan TCK’nın 220/6. maddesi delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış olduğu halde, haklarında TCK’nın 220/6. maddesinin uygulanmama ve terör örgütü üyesi olma suçundan yalnızca TCK 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmaları ihtimaline binaen CMK’nın 226. maddesi hükümleri uyarınca ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 289/1-h maddesi uyarınca esasları incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
(5237 S. K. m. 35, 51, 220, 314) (5271 S. K. m. 226) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K. )
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Duruşma sona erdirilerek sanıklar hakkında hüküm verilebilmesi için, kanunun zorunlu kıldığı durumlar haricinde sanıkların veya müdafilerinin duruşmada bulunmaları gerekmemekle birlikte, bu kişilerin duruşmanın sona erdirileceğini bildiği yada en azından bu durum kendileri için öngörülebilir olduğu halde duruşmaya katılmamaları gerekmektedir.
İncelemeye konu dosyada ise, sanıkların savunmaları ilk iki celsede tamamlanmış, bundan sonraki 6 oturumda esaslı başka hiç bir işlem yapılmaksızın hakkında yakalama kararı bulunan sanık …hakkındaki yakalama kararının infaz edilmesi beklenmiştir. Bu süreçte, sanıklar …ve …Müdafii Av. …’nın 3 ayrı celse için mazeret dilekçeleri verdiği ve bu taleplerden birisinin mahkemece kabul edildiği, diğer 2 mazeret dilekçesinin ise duruşmadan sonra geldiği belirtilerek bu konuda herhangi bir karar verilmediği, sanık …müdafii Av. …’nun 5. ve 6. celseler hariç tüm celselere katıldığı, hüküm kurulan 04/10/2016 tarihli celseye ise ‘aynı gün ve saatte Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/16 esas sayılı dosyanın karar duruşmasının yapılacağını, bu nedenle duruşmaya katılamayacağını belirten 03/10/2016 havale tarihli mazeret dilekçesini vererek katılmadığı, mahkemenin bu celsede, sanık müdafiin mazeretini, mülhakat adliyelerindeki hakimlerin müstemir yetkili olmadıkları, kendilerinin ise uzun süredir müstemir yetkili oldukları, bu nedenle sanık müdafiin önceliği kendi mahkemelerine vererek duruşmada hazır bulunması gerektiğini belirterek reddettikten ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasını aldıktan sonra, hakkında yakalama kararı bulunan sanık …hakkındaki evrakın tefriki ile diğer sanıkların cezalandırılmalarına ilişkin yazılı şekilde hükümler verdiği anlaşılmıştır.
Buna göre, sanıklar ve müdafilerinin uzun süredir diğer sanık hakkındaki yakalama emrinin infazını bekleyen dosyada, önceden bu sanık hakkındaki evrakın tefriki veya Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunması gibi duruşmanın bitirileceğine delalet eden durumlar gerçekleşmediği için, karar verileceği hususunu bilmeleri veya en azından ön görmelerinin mümkün olmadığı açıktır. Bu halde, mahkemece bu husus gözetilmeden ve sanık …Müdafii Av. …’nun mazereti yasal olmayan gerekçe ile reddedilerek sanıklar ve müdafilerinin esas hakkında savunma yapmalarına imkan tanınmadan, ayrıca sanıklar hakkında Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan TCK’nın 220/6. maddesi delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış olduğu halde, haklarında TCK’nın 220/6. maddesinin uygulanmama ve terör örgütü üyesi olma suçundan yalnızca TCK 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmaları ihtimaline binaen CMK’nın 226. maddesi hükümleri uyarınca ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Mahkemece, sanıkların tamamlanmış mala zarar verme suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği ve haklarında TCK 35. maddesi tatbik edilmediği halde, hükmün gerekçesinde mala zarar vermeye teşebbüs suçunu işledikleri belirtilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık …hakkında, silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan sonuç olarak 3 Yıl 1 Ay 15 Gün hapis cezasına hükmolunması gerektiği halde, hesap hatası sonucu 3 Yıl 2 Ay 15 hapis olarak fazla ceza tayini,
Sanıklar hakkında TCK’nın 51. ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanmama gerekçesi olarak, ‘UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanıkların bu türden suçlara ya da olaylara sürekli olarak katılma eğiliminde olan kişiler olduklarının anlaşılması’ gösterildiği halde, bahse konu UYAP kayıtlarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 289/1-h maddesi uyarınca esasları incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA,
Dosyanın, CMK’nın 280/1-b maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK’nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.