Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 19.04.2019 T. 2018/3592 E. 2019/1331 K.
ÖZET: Nafakada yanlış artırım, harçta fazla miktara karar verilmesi doğru olmayıp, bu nedenle davalının istinaf isteminin kabulüyle, HMY. 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak gerekçeye uygun yeni hüküm oluşturulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(4721 S. K. m. 4, 182)
Dairemizce yapılan dosya üzerinden inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM: Davacı asil dava dilekçesiyle özetle; Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/471 Esas 2014/160 sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, dava dosyasından da görüleceği üzere daha fazla yıpranmamak adına, evlilik birliği süresinde edinilen mallar üzerindeki hakkından feragat ederek boşandığını ve herhangi bir maddi ve manevi tazminat talebi olmadığını, boşanma sonucunda müşterek çocukları …. ve …. isimli çocuklarının velayetinin kendi talebi ile tarafına verildiğini, dava sonucunda müşterek çocukları için 2011 yılında dava sürerken ayrı ayrı 150 şer TL olmak üzere toplam 300 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, boşanma protokolü yapılırken davalı tarafın nafakayı artırmayı kesinlikle kabul etmediğinden hükmedilen tedbir nafakasının aynı miktarda iştirak nafakasına çevrildiğini, davalının iki çocuk için toplamda 300.00 TL olarak ödediğini, iştirak nafakasını kısa bir süre önce kendince hesapladığı oranda artırarak 350.00 TL ye çıkardığını, müşterek çocukların büyümeleri, ….’un 12. Sınıf, ….’nın 9. Sınıf lise öğrencisi olmalarının günümüz ekonomik koşulları ve yüksek enflasyon oranları da göz önünde bulundurulduğunda ödenen iştirak nafakasının oldukça yetersiz kaldığını, ….’un bu yıl üniversite sınavlarına hazırlandığını, bunun manevi külfetinin her türlü kabulü olsa da maddi külfetinin oldukça ağır olduğunu, ayrıca iki çocuğunun da okula servisle gidip geldiklerini, müşterek çocukların 17 ve 14 yaşlarında birer genç kız oldukları da düşünülürse özel masrafları ve de okul masraflarının çok fazla olduğunu, davalı tarafın nafakayı artırmayı kabul etmediğini ve psikolojik şiddet uyguladığını, müşterek çocukların maddi ve manevi bütün sorumlulukları tarafına yüklediğini ve tek başına hiç bir sorumluluğu olmadan yaşadığını, açıklanan nedenler ile; iki çocukları için ayrı ayrı hükmedilen toplam 300 TL nafakanın iki çocuk için ayrı ayrı 500,00 er TL den toplam da 1.000,00 TL ye çıkartılmasını, her yıl hangi oranda artırılacağının belirlenmesini, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı asil cevap dilekçesiyle özetle; Davacı tarafın aleyhine açmış olduğu nafaka artırım davasında davacı tarafın toplam 300,00 TL olan nafakanın % 233 oranında artırılarak 1.000,00 TL ye çıkartılmasını istediğini, oysa Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşmiş içtihatlarına göre nafaka artırımının Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından belirlenen yıllık tüfe oranı dikkate alınarak artırıldığını, tarafınca nafakanın memur maaş artışıyla orantılı olarak artırıldığını ve 350,00 TL olarak ödendiğini, davacının da kendisi gibi devlet memuru olarak görev yaptığını, ayrıca davacı ve müşterek çocukların anne ….’ ya ait evde kira ödemeden ikamet ettiklerini, boşanma sonucunda evlerinden hiçbir eşya almadan kendisine her şeyi bırakarak evden ayrıldığını, Samsun ilinde ev kiraladığını ve Samsun ilinde çalıştığı için ve yaşamını minimum düzeyde devam ettirebilmesi için ev kiraladığını, gerekli olan eşyaları yeniden aldığını ve bu eşyaları için kredi çekerek taksitleri ödemek zorunda kaldığını, Samsun ilinde apartman aidatı ile birlikte 650,00 TL kira bedeli olan bir evde ikamet ettiğini, Ziraat Mühendisi olarak çalıştığı için her gün Terme’ye 55 km gidip 55 km geliş olarak 110 km yol gittiğini, yol masrafının 550,00 TL olduğunu, iş yerinde yemek çıkmadığı için aylık 220,00 TL yemek masrafı olduğunu, maaşının yaklaşık 1.000,00 TL lik kısmı yol giderleri olarak tükendiğini, 1.300,00 TL lik kısmı ise elektrik, su, doğalgaz, kira ve aidat giderleri olarak tükendiğini, kişisel ihtiyaç, mutfak masraflar düşünüldüğünde ve yalnız yaşayan bir erkek olarak hazır gıda tüketmek zorunda kaldığı için bu masrafı minimum düzeyde tuttuğunda 1.000,00 TL den daha fazla mutfak masrafı olduğunu, aylık 350,00 TL davacıya nafaka ödediğini, ayrıca müşterek çocukların ihtiyaçları kış ve yaz mevsimlerinde kendilerinin belirttiği doğrultuda karşıladığını, artı konut kalacak yer ihtiyaçlarını karşıladığını, buradan da anlaşılacağı üzere müşterek çocuklarına yapması gereken müşterek harcamaları fazlasıyla yaptığını, davacının kendisine bu yaptıklarını nakit para olarak verilmediği için nafakayı 350,00 TL den ibaret gördüğünü, şuan oturdukları evde değil, kirada otursalar en az 750,00 TL ve üstü bir rakamda kira vereceklerini, bunları da gözönünde bulundurursa kendilerine aylık 1.200,00 TL nafaka bedeli ödediğini, çocukların ifadeleri doğrultusunda davacının ailesine yardım etmekte ve onların ev ihtiyaçlarını aldığını, maaşını evdeki ihtiyaçları dışında başkalarına yardım ederek kullanmakta ve çocukların ihtiyaçlarını ağırlaştığını belirtmekte olduğunu, kendisinin ve ailesinin gücünün ancak bu kadarını karşılamaya yettiğini, açıklanan nedenler ile; Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/471 E. 2014/160 K. sayılı kararı ile 300,00 TL olarak belirlenen nafakanın belirttiği durumlar da göz önünde bulundurularak yasal tüfe oranında (aralık 2017 %11.92) artırılmasını kabul ediyor ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesini, artırımın bundan sonra tüfe oranında otomatik olarak artırılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER: Taraflara ait nüfus kayıt örneği, tanık beyanları, yaptırılan zabıta araştırmaları ile dava dosyası.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: “Mahkememizce iddia, savunma, nüfus kaydı, tanık anlatımları, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin kolluk araştırma tutanakları ve toplanan delillerle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyamızın tarafları 16/07/2014 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlar, müşterek çocukların velayetleri ise davacı anneye verilmiş, çocuklar için ayrı ayrı 150,00’şer TL’den toplam 300,00 TL nafakaya hükmedilmiş olup, iştirak nafakalarının artırımına ilişkin eldeki dava ise 08/12/2017 tarihinde açılmıştır. Ekonomik ve sosyal durum araştırma sonucundan, davacının vergi dairesinde memur olduğu, kira ödemediği, lise öğrencisi olan iki çocuğu ile birlikte yaşadığı, 3.100,00 TL aylık gelirinin olduğu; davalının ise tarım müdürlüğünde ziraat mühendisi olarak çalıştığı, bakmakla yükümlü kimsesinin bulunmadığı, tek başına yaşadığı 4.200,00 TL aylık gelirinin olduğu; müşterek çocuk ….’un 23/05/2000, ….’nın 23/05/2003 tarihinde doğduğu anlaşılmaktadır. İştirak nafakasının artırılmasına ilişkin olarak; TMK.nun 182/2. maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocukların giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları göz önünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkememizce, nafaka takdir edilirken; çocukların yaşı, lisede eğitim görmeleri, üniversiteye hazırlık aşamasında olmaları ve dosya arasında da belgelendirilen ihtiyaçlarının yanında, ekonomik göstergelerdeki değişim, ana-babanın gelir durumu da gözetilmiş ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyete uygun bir şekilde davacının talebi doğrultusunda her iki çocuk için nafaka miktarı ayrı ayrı 350,00’şer TL arttırılarak ayrı ayrı 500,00’er TL nafakaya hükmedilmiştir. Müşterek çocuk ….’nın dava tarihinden (08/12/2017) sonra 23/05/2018 tarihinde reşit olduğu anlaşıldığından aylık 500 TL iştirak nafakasının reşit olduğu 23/05/2018 tarihine kadar davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca davacının sunmuş olduğu 03/05/2018 havale tarihli beyan dilekçesinde nafaka miktarına her yıl % 25 oranında artış yapılması talebini 06/09/2018 tarihinde duruşmadaki imzalı beyanında TÜFE oranında arttırılması şeklinde değiştirdiğinden, davacının talebi doğrultusunda müşterek çocuk …. için hükmedilen 500,00 TL nafakanın her yıl ocak ayında talebe gerek kalmaksızın TÜİK tarafından belirlenen TÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Şeklindeki gerekçeyle;
Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, Müşterek çocuk …. için dava tarihinden (08/12/2017) itibaren başlamak üzere aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 350 TL artırılarak aylık 500,00 TL’ ye çıkartılmasına, aylık 500 TL iştirak nafakasının müşterek çocuğun reşit olduğu 23/05/2018 tarihine kadar davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, Müşterek çocuk …. için dava tarihinden (08/12/2017) itibaren başlamak üzere aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 350 TL artırılarak aylık 500,00 TL’ ye çıkartılmasına, müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın her yıl ocak ayında talebe gerek kalmaksızın TÜİK tarafından belirlenen TÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAF VE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tarafından, hükmün tamamı yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
1- Dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan istinaf isteminin esastan reddi;
2- Hükmedilen nafakalara TÜİK’in yayımladığı ÜFE oranında artırım kararı verilmesi gerekirken TÜFE oranında artırım uygulanması ve Harçlar Kanunu 1 sayılı tarife gereği bir senelik nafaka bedeli üzerinden binde 11,38 oranında harç alınması gerekirken hatalı hesaplama sonucu fazla harç alınması doğru değildir.
HMY 353/1-b-2 maddesine göre ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.
Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere, somut olayda, nafakada yanlış artırım, harçta fazla miktara karar verilmesi doğru olmayıp, bu nedenle davalının istinaf isteminin kabulüyle, HMY. 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak gerekçeye uygun yeni hüküm oluşturulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere;
1- Davalının yukarıda 2. bent kapsamı dışında kalan istinaf isteminin yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle 6100 sayılı HMK.nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
2- Davalının istinaf isteminin yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile HMY. 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın tamamen kaldırılmasına, yerine aşağıdaki hükmün oluşturulmasına,
“1- Davacının davasının kısmen kabul- kısmen reddi ile;
2- Müşterek çocuk …. için dava tarihinden (08/12/2017) itibaren başlamak üzere aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 350 TL artırılarak aylık 500,00 TL’ ye çıkartılmasına, aylık 500 TL iştirak nafakasının müşterek çocuğun reşit olduğu 23/05/2018 tarihine kadar davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
3- Müşterek çocuk …. için dava tarihinden (08/12/2017) itibaren başlamak üzere aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 350 TL artırılarak aylık 500,00 TL’ ye çıkartılmasına, müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın her takvim yılı başında TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4- Alınması gereken 95,59 TL peşin harçtan alınan 34,14 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 61,45 TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5- Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL başvuru harcı, 34,14 TL peşin harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacının yargılama nedeniyle avansından karşılanan 39,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3- Davalı tarafından yatırılan 169,03 TL ile 35,90 TL harçtan alınması gereken 95,59 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 109,34TL harcın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
4- Davalı tarafından istinaf başvurusu için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı avansından kullanılan toplam 91 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- İnceleme duruşmasız yapıldığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7- Kararın mahkemesince bilgi mahiyetinde taraflara tebliğine,
HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede HMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca istinafa konu yıllık nafaka miktarı 58.800,00 TL’nin altında kaldığından, yasa yolları kapalı olarak oybirliği ile karar verildi. 19.04.2019