Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 23.11.2016 T. 2016/114 E. 2016/98 K.
ÖZET: Sanık A. D.’in savunmasının alınırken iddianamenin okunmayarak CMK 289/1-h maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması ve 1-b-c-d maddelerinde belirtilmiş CMK 230/1 maddesine muhalefet hallerinin ise CMK 289/1-g maddesindeki kesin hukuka aykırılık hallerini oluşturması nedeniyle sanık A. D.’in istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK’nun 289/1 ve 280/1-b maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
(5271 S. K. m. 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 53, 58, 61, 237, 267, 269)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/47 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında;
1-a)Sanık A. D.’in savunmasının alınması amacıyla Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesince 24/11/2015 tarihinde çıkartılan yakalama emrine bağlı olarak, sanık A. D.’in yakalanması sonucu savunmasının alındığı İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2006 tarih 2016/38 değişik iş sayılı kararında sanığa CMK 191/3-b maddesine aykırı olarak iddianame okunmadan savunmasının alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle CMK.nun 289/1-h. Maddesine muhalefet edilmesi;
1-b) CMK 230/1-c-d maddelerine göre her eylem yönünden hüküm kurulurken her hükümde ayrı ayrı TCK 53 ve devamı maddeleri uyarınca güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerekli iken Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2016 tarih 2015/47 esas 2016/830 karar sayılı hüküm fıkrasında sanık A. D. hakkında iftira suçundan ve hürriyetten yoksun kılma eylemleri yönünden 1 ve “2 no ile hükümler kurulduktan sonra 2 nolu hükmün altına” sanık hakkında TCK 53 ve 58 maddelerinin uygulanması suretiyle hüküm fıkrasının anlaşılmasında tereddüt oluşturacak şekilde uygulama yapılarak CMK 230/1-c-d maddelerine muhalefet edilmesi,
1-c) Mahkemenin gerekçeli kararında sanığın kastının yoğunluğu ve iftira konusu eylemlerin ağırlığı nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği belirtilirken 1 ve 2 nolu hüküm fıkralarında TCK 61/1 maddesindeki cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin kıstaslar tekrar edilerek teşdiden hüküm kurulmak suretiyle hükmün gerekçesinin karıştırılarak CMK 230/1 maddesine muhalefet edilmesi,
1-d) 27/10/2016 tarihli 2015/47 esas 2016/830 karar sayılı hükmün gerekçe kısmında sanığın fiilleri anlatıldığı halde sanığın eylemlerinin hangi suç ya da suçları oluşturduğu yönünde usulüne uygun hukuki nitelendirme yapılmayarak CMK 230/1-c maddesine muhalefet edilmesi, CMK.nun 289/1-g. Maddesi uyarınca mutlak hukuka aykırılık hallerinden olması nedeniyle bozma sebebidir.
2-Mahkemenin kabulüne göre de;
2-a) 27/10/2016 tarih 2015/47 esas 2016/830 karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda, kısa karar ve gerekçeli karardaki 1 nolu hükümde TCK 5237 sayılı yasa yerine zuhulen “237” sayılı yasanın yazılması ve TCK 268/1 ile 267/1 rakamlarından sonra “maddeleri” teriminin unutularak yazılmaması,
2-b)27/10/2016 tarih 2015/47 esas 2016/830 karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda, kısa karar ve gerekçeli karardaki 2 nolu hükümde TCK 5237 sayılı yasa yerine zuhulen 237 sayılı yasanın yazılması ve TCK 267 ve 109 maddeleri belirtilirken “madde” teriminin yazılmasının unutulması, ayrıca TCK 267/4 maddesi yerine uygulama yeri olmayan TCK 267/1 maddesinin yazılması,
2-c)Dosya kapsamına göre Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/148 esas, 2008/549 karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan sanık sıfatıyla yargılanan dosyamız mağduru Selçuk Deniz’in hakkında çıkartılan yakalama emri sonucu nezarette ya da gözetimde kalıp kalmadığı kaldıysa hangi süre kaldığı somut olarak tespit edilmeden nezarette kaldığı kabul edilerek sanık aleyhine TCK 267/4 maddesi yollamasıyla TCK 109/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-d)Sanık A. D.’in eylemlerinin benzer eylemlere göre bir ayrıcalık oluşturmadığı, mahkemenin uygulaması doğrultusunda üst sınır ve üst sınıra yakın teşdit sebebi oluşturacak bir ağırlık içermediği halde dosya kapsamıyla bağdaşmayacak şekilde iftira ve hürriyeti yoksun kılma suçlarından TCK 61/1 maddesine aykırı olarak sanık aleyhine orantısız şekilde teşdiden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm anlatılanlar sonucu:
Yukarıda 1-a maddesinde belirtilen sanık A. D.’in savunmasının alınırken iddianamenin okunmayarak CMK 289/1-h maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması ve 1-b-c-d maddelerinde belirtilmiş CMK 230/1 maddesine muhalefet hallerinin ise CMK 289/1-g maddesindeki kesin hukuka aykırılık hallerini oluşturması nedeniyle sanık A. D.’in istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK’nun 289/1 ve 280/1-b maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olarak 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.