İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 16.05.2018 T. 2018/947 E. 2018/701 K.
ÖZET: Reddedilen hakim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine, 1.500,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Red dilekçesinde hakimin tarafsızlığını yitirdiğine ilişkin ileri sürülen sebepler, hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği gibi, dilekçede belirtilen sair hususlar işin esası yönünden istinaf ve temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 36)
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde yapılan istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR: Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; Mahkemece 31/10/2017 tarihli ara kararında davacı tarafından istenen cezai şartın davalının mahfiyetine sebep olup olmayacağına, olacak ise tenkis miktarının hesaplanması için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bu ara kararın bir ihsası rey olduğunu, mahkemenin davanın kabulüne karar vereceği sonucunun ortada olduğunu, mahkemenin karar vermeden önce görüşünü açıklamış bulunduğunu, cezai şartta bir indirim yapılmasının hakimin takdirinde olduğu gibi cezai şartın davalının mahfına sebep olup olmayacağının da hakimin takdirine olduğunu, bu nedenle mahkemenin ara kararından rücu etmesini, mahkeme ara kararından rücu etmeyecek ise hükmün önceden açıklanmış olduğu sonucunu doğuran bu ara kararı nedeniyle mahkeme hakiminin davadan çekilmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, eğitim giderlerinin istenmesi ile birlikte taahhütname başlığı adı altında müvekkiline imzalatılan belgenin 5.3. maddesinde yer alan 20.000-USD’ nin ayrıca istenildiğinin görüldüğünü, davacının eğitim giderlerine ilişkin talebini 17.000,00 TL olarak somutlaştırdığının açık olduğunu, 20.000,- USD cezai şart olmadığından davacı tarafından istenemeyeceğinin açık olduğunu, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davacı şirket ile iş yapılmış olması nedeniyle yeni kurulduğundan bahsedilemeyeceğini, savunmalarında belirttiği üzere başkaca şirketlerin ihaleye girmesinin engellenmeye çalışıldığını, çalışanların ise tehdit algısı ile işten ayrılmasının engellemeyi amaçladığının açık olduğunu ifade ederek öncelikle ara karardan rücu ile davacı tarafından açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Reddedilen hakim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine, 1.500,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Red dilekçesinde hakimin tarafsızlığını yitirdiğine ilişkin ileri sürülen sebepler, hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği gibi, dilekçede belirtilen sair hususlar işin esası yönünden istinaf ve temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf başvuru talebinin REDDİNE 16/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.